kardelenim
Pazar, Temmuz 18th, 2010Güzelliklerin içinde bulduğum mutluluk değilde,
zorlukların arasında bulduğum güzelliğimsin,
buyüzden çok değerlisin.
Kışın karın ortasında bir umut gibi acan çiçeğim
kardelenimsin…
Güzelliklerin içinde bulduğum mutluluk değilde,
zorlukların arasında bulduğum güzelliğimsin,
buyüzden çok değerlisin.
Kışın karın ortasında bir umut gibi acan çiçeğim
kardelenimsin…
SEN
Karınca yararınca..
Dişlerim kırıldı yalnızlığın izbe vuruşlarında..
Sonradüşlerimde kırıldı konuşmaya hazır çatlaklıklarda..
Yani bir bakıma dişlerimi söken düşlerimide söktü..
Döktü..
Bir dörtlük yazılacak kadar dar bir göktü..
Sığdırılmamak üzere daraltılmışümüğü soluğu sıkılmışbıkılmış..
Yanianlat demekle başlayan ve anlattıkça anlaşılmaz hale gelmelerde..
Her an sonradan sonra olup kalışında bir önceki beriye..
Deliyimaklına..
Deriyimetinin üstündeki saklına.. (daha fazla…)
Gittin
Ayrılırken buz tutmuş bıyıktı gözlerin
Kaçamak ellerimiz komutsuz sallandı
Dudaklarımızda sıradan sözcükler
Vedalaşmayı bile beceremedik
Son bir bakış kaldı arkanda
Kalabalığa karışan
Her şey düzmece bir dinginliğe gömüldü
Gittin.
İçimde
Yığınlarca kitap kaldı uçuşan
Sözcükler beynimin köşelerinden
Çıkıp korkuttular gecelerimi
Peşimden geldi gölgeler
Aynalara bakamaz oldum
Hiçbir oyun avutmadı beni
Yaşamıma sığmayan bir şey kaldı
İçimde.
Kaldı
Yeni bir kent işkenceye hazır
Ödeşemedim gittiğin mevsimlerle
Belleğimi silkeleyip anılardan
Tik tak çaldın uzun zaman
Alışamadım yarımlığa (daha fazla…)
aşığım ama eriyorum her geçen gün
seviyorum ama göremiyorum
ağlıyorum senin uğruna her gece bi daha
seni ne kadar çok seviyorum aşkım
ah ah ah ah ah ah çeke çeke aa ları unuttum
seni ne kadar çok sevdigimi anlasana
sensiz geçen günlerim yıllarım hep hüzün
hep keder ağlamaktan gözlerim şişti
seni çok seviyorum ama sen ![]()
hiç mi beni sevmedin be aşkım
Sanma,sanma ki çekip giderim,
Yaptıklarına sırt çeviririm,
Sanmaki unutur,silerim
Beni ezsen de,bırakıp gitsen de
HerÅŸeye raÄŸmen seni severim.
Nasıl bir ağaç yeşil yaprağıyla güzelse,
Bende senle güzelim.
Nasıl gülücükler insana mutluluk verirse, (daha fazla…)
İnsanların yüzlerini
Göremiyorum
Boğazım düğüm düğüm
Çözemiyorum
İstesende yanına gelemiyorum
Tutsam şu karanlığı
Tutsamda yırtsam
Ah elim tutuÅŸmasa elini tutsam
Susmasan konuÅŸsan
Sesini duysam
Tutsam güzel yüzünü
Bağrıma bassam
Doğum günüm bugünüm
Doğum günüm gülüm
DoÄŸum günüm diyorsun (daha fazla…)
Yinede Korkmuyorum Seni Sevmekten
Yinede Korkmuyorum Seni Sevmekten..
Kaçmaya çalıştığın gerçek,
Bir gün karşına çıkacak.
Ve işte o gün
Kaçacak yerin olmayacak.
Ben senin varlığını seviyorum,
YokluÄŸunu seviyorum
Sana ulaşamadığım dakikalarda.
Seni duymayı
Seni özlemeyi
Hiç görmesem bile seninle olmayı seviyorum.
Hiç korkmuyorum seni sevmekten.
Senin gülüşünü seviyorum.
Her bana bakışında
Gözlerinde okuduğum o duyguyu
Gözlerindeki gözlerimi seviyorum.
Gönlünü seviyorum
Özünü seviyorum senin
Dudaklarındaki sözlerimi seviyorum
Yine de korkmuyorum seni sevmekten.
Ben sendeki o sıcaklığı
Sana olan uzaklığı seviyorum.
Yanaklarından akan gözyaşlarını
En çok, dağınık olduğunda saçlarını
Beni arayan ellerini seviyorum.
Yalnızlığımı seviyorum sebebi sensen
Ayrılığını seviyorum,
En çok yalnız kaldığımda
Beni bulan gönlünü seviyorum.
Ben en çok senin bana olan
Sevgini seviyorum.
İçimden haykırmak geliyor.
Dünyaya sığdıramadığım seni
Kalbime sığdırmak geliyor.
Ağlamak geliyor seni görmezsem
Özlemek geçiyor içimden seni
Sevmek geçiyor.
İçimden sana doÄŸru giden (daha fazla…)
akıllara ziyan geliyor,
tıka basa tımarhaneler
Mazhar Osman’ı arıyor
ziftlenmiş zavallı zihinler.
Aşk a kilitli bütün kalpler
sevda virüsü saldırıda
salgın kenti aşmış
dünyaya yayılmakta…
Sevdalıları imha ediyor askerler
salgın bulaşıcı
aşıkların sayıları arttıkça (daha fazla…)
Ben sana mecburum bilemezsin
Adını mıh gibi aklımda tutuyorum
Büyüdükçe büyüyor gözlerin
Ben sana mecburum bilemezsin
İçimi seninle ısıtıyorum
Ağaçlar sonbahara hazırlanıyor
Bu şehir o eski İstanbul mudur?
Karanlıkta bulutlar parçalanıyor
Sokak lambaları birden yanıyor
Kaldırımlarda yağmur kokusu
Ben sana mecburum sen yoksun
Sevmek kimi zaman rezilce korkudur
İnsan bir akşam üstü ansızın yorulur
Tutsak ustura ağzında yaşamaktan
Kimi zaman ellerini kırar tutkusu
Birkaç hayat çıkarır yaşamasından
Hangi kapıyı çalsa kimi zaman
Arkasında yalnızlığın hınzır uğultusu
Fatihte yoksul bir gramafon çalıyor (daha fazla…)
Bağlanmayacaksın bir şeye, öyle körü körüne.
“O olmazsa yaÅŸayamam.” demeyeceksin.
Demeyeceksin iÅŸte.
Yaşarsın çünkü.
Öyle beylik laflar etmeye gerek yok ki.
Çok sevmeyeceksin mesela. O daha az severse kırılırsın.
Ve zaten genellikle o daha az sever seni,
Senin onu sevdiÄŸinden.
Çok sevmezsen, çok acımazsın.
Çok sahiplenmeyince, çok ait de olmazsın hem.
Hatta elini ayağını bile çok sahiplenmeyeceksin.
Senin değillermiş gibi davranacaksın.
Hem hiçbir şeyin olmazsa, kaybetmekten de
korkmazsın.
Onlarsız da yaşayabilirmişsin gibi davranacaksın.
Çok eşyan olmayacak mesela evinde.
Paldır küldür yürüyebileceksin.
İlle de bir ÅŸeyleri sahipleneceksen, (daha fazla…)