ÅŸiir

Bağlanacaksın

Cumartesi, Mart 6th, 2010

Bağlanmayacaksın bir şeye, öyle körü körüne.
“O olmazsa yaÅŸayamam.” demeyeceksin.
Demeyeceksin iÅŸte.
Yaşarsın çünkü.
Öyle beylik laflar etmeye gerek yok ki.
Çok sevmeyeceksin mesela. O daha az severse kırılırsın.

Ve zaten genellikle o daha az sever seni,
Senin onu sevdiÄŸinden.
Çok sevmezsen, çok acımazsın.
Çok sahiplenmeyince, çok ait de olmazsın hem.
Hatta elini ayağını bile çok sahiplenmeyeceksin.
Senin değillermiş gibi davranacaksın.
Hem hiçbir şeyin olmazsa, kaybetmekten de
korkmazsın.
Onlarsız da yaşayabilirmişsin gibi davranacaksın.
Çok eşyan olmayacak mesela evinde.
Paldır küldür yürüyebileceksin.
İlle de bir ÅŸeyleri sahipleneceksen, (daha fazla…)

Kalp yangını

Cumartesi, Mart 6th, 2010

Anlatılması imkansız biliyor musun
Bir insanın başka bir insan için bu kadar yanması
Onu gördüğü zaman dizlerinin tutmaması
Konuşamaması…

Adına ne derler acaba
Sadece sevda denip geçilir mi
Yoksa başka bir ismimi vardır
Ya da sadece ben mi yaşıyorum bu duyguları
O yüzden mi bu kadar tarifsiz bu durum
Yanıyorum tutuşuyorum
Anlatamıyorum

Nasıl bir duygu tüneli bu
Nasıl bir aşk ateşi
Hangi dilde anlatılır bu kalp yangını
Hangi asırda yaşanır

Ben bu kadar yakınken sana
Sen yıldızlar kadar uzaksın bana
Yoksa işlediğim günahların
Bedeli mi bilmem
Bu aÅŸk ateÅŸinde yanmak

Yoksa böylesine aşık olmak mı suçum
Gözlerinden başka
Hiç bir şey yokken dünyamda
Bulanmışım demek ki baÅŸtan baÅŸa günahlara (daha fazla…)

Canım yalnızca seni svmek istiyor

Salı, Ocak 19th, 2010

Canım yalnızca sevmek istiyor seni. Unutup, tekrar hatırladığım çok sevdiğim bir şarkıyı hiç bıkmadan defalarca ara vermeden içten içe mırıldanıp zamandan koparıp alır gibi..

Canım yalnızca sevmek istiyor seni. Saçlarını yüzünden ayırıp, gözlerini kirpiklerinden, ellerini bileklerinden, ismini bedeninden ayırıp, ayrı ayrı bir evin odalarını gezer gibi, keşfeder gibi, ilk kez ve merakla ve hayranlıkla, bir kırmızının detayında dakikalarca takılıp bakar gibi canım yalnızca sevmek istiyor seni..

Canım yalnızca sevmek istiyor seni, nereye varacağını bilmediğim bir kaçamak yolculuğa, sırf aklıma esti diye, sevdiğim hiçbir eşyayı almadan yanıma çıkar gibi..Süregelen bir sevgiyle değil, öğretilmemiş, bilmediğimiz biçimlerde, kuşların kanatlarını açıp, özgürlüğe süzülmesine yarayan içgüdüleriyle, içimden geldiği gibi canım yalnızca sevmek istiyor seni.Tarifsiz bir hisle sevmek istiyorum seni.

Tatlı, ekşi ya da tuzlu değil, bilmediğim bir tatla, bir duyguyla.Öyle, bir meyvenin tadını alır, bir kitabın adını okur gibi değil; bir yaz günü tenine vuran sıcaklığı gibi güneşin, serin bir akşamın denizden esen rüzgarıyla içine işlediği yosun kokuları gibi, anlatamadığın ama bırakmak istemediğin, bitmesini istemedigin bir hisle..

CANIM YALNIZCA SEVMEK İSTİYOR SENİ..
NE UMUT ETMEK, NE DE BEKLEMEK.. BASKA HİÇBİR ŞEY..

Düşlerim var rüzgara ters düşen

Salı, Ocak 19th, 2010

Her eÄŸilip baktığımda başımın gövdemden ağır gelmesiyle yerde buluyorum kendimi…
Deyimlerden cıkmış bi cümle olabilir ama kafamın içindekiler, beynimi sömüren anlamsız yada belkide fazla anlamlı düşünceler tasımıyor artık bu bedeni…Her defasında düşmek mi bana yazılan, yada en acısı yerlerde sürünürken bile başımı kaldırabilecek gücü bulup (ki nerden bulduÄŸumu anlamış deÄŸilim hala) düştüğüm yüksekliÄŸi görmek mi?

Gülücük perisi niye uğramıyorsun yüzüme?
Hala kaçırıyorum gözlerimi insanlardan…
Kaybolmasınlar içimdeki boşlukta diye..

Niye farklı olduÄŸumu devamlı yüzüme vuran kelimeler seçiyorlar benimle konusurken?… Niye hissettiriyolarki bunu? Yüzümdeki tepkisiz maskenin atında devamlı aÄŸlayan bi yüz (daha fazla…)

Acı ayrılık

Cumartesi, Haziran 27th, 2009

Özlemi derinlemesine yaşamaktır ayrılık
Hüzünlerin kesiştiği uzak noktadır ayrılık

Hatırlanacak güzelliklerin belirsizliğinde
Geride ne bıraktığını bilememektir ayrılık

Sevda üstüne türküler hayal etmek
Söyleyecek söz bulamamaktır ayrılık

Bülbülün güle yanışını hissiz seyretmek
Nedenini bilmeden iç çekmektir ayrılık

Aynı hayat boyutunda yatay seyretmek ama
Hava boÅŸluÄŸunda gibi (daha fazla…)

Ayrılık ölümden beter

Cumartesi, Haziran 27th, 2009

Ayrılık yüz yara, yüz dert ayrılık.
Can alan ayrılık, cani ayrılık.
Mertlkten habersiz namert ayrılık
Yani yalnız kalmak, yani ayrılık.

Ayrılık hüzünlü, ayrılık feryat.
Ayrılıklar olur, zorlaşır hayat.
Ayrılık çok yüzsüz ayrılık inat.
İnsanı mat eder ani ayrılık.

Ayrı düşen (daha fazla…)

Ayrılık acısı

Cumartesi, Haziran 27th, 2009

ayrılık kıskançlığın ta kendisidir
ayrılık güvensizlikten kaynaklanır
ayrılık savaşın en büyük göstergesidir
ayrılık ölümdür, ölüme kucak açmaktır
ayrılık gururdandır, onurdandır
ayrılık sevimsizdir
ayrılık GÖRESLEMEKTİR
ayrılık düşünmektir
ayrılık yolculuktur
ayrılık gitmektir
ayrılık şaşkınlık yaratır
ayrılık en değersiz unsurdur
ayrılık kavgayla başlar
ayrılık umuda kaçmaktır
ayrılık dört (daha fazla…)

AÅŸka DiyeceÄŸim Yok

Cuma, Haziran 26th, 2009

AÅŸka diyeceÄŸim yok
hemde her türlüsüne
ufak karaltı, gözüm de aşka küsmese
yani sevebilmesini bilse diyorum

aÅŸka koÅŸturmak nihayetinde
denizlerden üstelik
o kadar da engin olmasamı desem
olsa sevinirim ama (daha fazla…)

Geçti Dost Kervanı

Pazartesi, Haziran 1st, 2009

Şu karşı yaylada, göç katar katar,
Bir güzel sevdası serimde tüter,
Bu ayrılık bana ölümden beter,
Geçti dost kervanı, eyleme beni.

Åžu benim sevdiÄŸim baÅŸta oturur,
Bir güzelin derdi beni bitirir,
Bu ayrılık bana zulüm getirir,
Geçti dost kervanı, eyleme beni.

Ben gidersem sunam bana aÄŸlama,
CiÄŸerimi aÅŸk oduna daÄŸlama,
Benden baÅŸkasına (daha fazla…)

Dostum Dostum

Pazartesi, Haziran 1st, 2009

Bin cefalar etsen almam üstüme
Gayet ÅŸirin geldi dillerin dostum
Varıp yad ellere meyil verirsen
Kış ola bağlana yolların dostum
Dostum dostum dostum gelsene canım

İlahi onmaya yardan ayıran
Bahçede bülbüller ötüyor uyan
Kula gölge ise Allah’a ayan
Senden ayrılah gülmedim dostum
Dostum dostum dostum gelsene canım

Pir Sultan Abdal’ım gülüm dermiÅŸler
Bu şirin canıma nasıl kıymışlar
İster isen dünya malı vermişler
Sensiz dünya malı neylerim dostum
Dostum dostum dostum gelsene canım

Pir Sultan ABDAL